HTC Desire incelemesi çok yakında Teknoblog’da, ama önce ilk izlenimler…

HTC Desire geçtiğimiz yılın Mobil Dünya Kongresi’nde tanıtılmış bir Android’li akıllı telefon. Oldukça beğenilen Android’li cihazlardan bir olan bu telefonun Türkiye’ye gelişiyse biraz geç oldu. Neyse ki, HTC Türkiye’de giderek artan potansiyeli gördü ve bundan böyle HTC’nin yurtdışında duyurusunu yaptığı akıllı telefonlarla (bunlar hep Android’li olacak, çünkü Windows Phone 7′un satışı için öncelikle Microsoft’un onay vermesi gerek) çok kısa bir zaman sonra tanışma fırsatı bulacağız.

Konuyu dağıtmayalım. Geçtiğimiz kasım ayında Vodafone tarafından piyasaya sunulan HTC Desire’ın test ürünü dün elime ulaştı. Telefonu açıp ilk baktığım şey Android’in sürümü oldu. 2.1 sürümü yüklüydü, ancak yazılım güncelleme bölümüne girince Android 2.2 sürümünün güncellenebilir olduğunu gördüm. WiFi üzerinden yazılımı indirip güncelleme yapmak mükemmel bir şey. Ne bilgisayarla, ne kabloyla ne de yardımcı yazılımla uğraştırmaya gerek bırakmıyor.

Android 2.1′den Android 2.2′ye geçince farkettiğim ilk değişiklik ekran kilit mekanizmasının değişmesi oldu. WiFi hotspot desteği ve Adobe Flash Player 10.1 de gözüme çarpan değişiklikler oldu. Flash Player’ın pil ömrüne olumsuz etkileriyle ilgili endişe taşıyanlar için de bir çözüm bulunmuş aslında. Flash yüklü bir sayfayı açtığınız zaman başlangıçta Flash içerik yüklenmiyor, bunların yerinde sadece kum saati ikonu yer alıyor. Bu ikona dokunduğunuzda sayfadaki tüm Flash tabanlı içerik yükleniyor, böylelikle sayfayı tam şekilde görüyorsunuz. (daha fazla…)


Tüm Yazıyı OkuyunYorumlar { 0 }

Yeni video portalımız Teknovideo.net yayında

YouTube yasağı kurunun yanında yaşın da yanmasına benzer bir nitelik taşıyordu. Birkaç aykırı video nedeniyle birçok ilginç, eğlenceli ve yararlı videoya da erişemiyorduk, aslında erişiyorduk, ancak bunlar etraftan dolaşma tarzı yöntemlerdi. Üstelik yasak nedeniyle YouTube videolarını başta Teknoblog olmak üzere bloglarımızda da paylaşamıyorduk.

Neyse ki, yasak kalktı ve bizim için de yeni bir fırsat doğdu. Çoğu zaman YouTube’a girip Teknoblog’da haberini verdiğimiz elektronik cihazları daha yakından tanımak amacıyla onlarla ilgili hazırlanmış videoları izliyorum. Bu izlediğim videoları özel bir kanal aracılığıyla paylaşmak aklıma geldi ve sonuçta Teknovideo.net ortaya çıktı. Aslında bu videoblogu yaklaşık üç hafta önce açmıştım, ancak duyurmadan önce içini biraz doldurmak gerekiyordu. Tanıtım için yeterli doluluğa ulaştı, artık hem bu blogu tanıtıp hem de içini daha fazla doldurma zamanı.

Teknovideo üzerinden her gün 3-4 video eklemeyi düşünüyorum. Yani, Teknovideo.net’te her gün gündeme paralel, taze teknoloji videoları bulacaksınız. Eklediğimiz bu videoları Twitter ve Facebook aracılığıyla da başkalarıyla paylaşabileceksiniz. Umarım Teknovideo.net’te keyifli dakikalar geçirirsiniz.

www.teknovideo.net


Tüm Yazıyı OkuyunYorumlar { 0 }

Londra’nın iki büyük Apple mağazasını gezdik

Apple’ın Türkiye’de resmi mağazası bulunmuyor. Buradaki satış faaliyetleri resmi dağıtıcı Bilkom tarafından görünüyor. İstanbul’un çeşitli ilçelerinde ve de Anadolu’da Bilkom tarafından açılmış çeşitli Apple mağazaları bulunuyor. Ancak bunların çok büyük oldukları söylenemez. Hele ki, yurtdışına gidip Apple tarafından açılmış bir mağazayı gezince buradakiler oldukça sıkıcı geliyor.

Geçen hafta bayram tatilini fırsat bilip Londra’ya kanat açtık. Londra’dayken Apple’ın Regent Caddesi ve Covent Garden’daki iki büyük mağazasını gezmeden geçmedik. Hatta bir değil, birkaç defa ziyaret ettik. Buralara girip de birşeyler almadan çıkmak olanaksız gibi duruyor. İçerisi için “iğne atsanız yere düşmez” tabirini kullansak yalan olmaz. Sürekli bir insan seli, girip çıkmakta… Mağazanın dört bir yanına dağılan görevliler müşterilerin sorunlarına yardımcı oluyor. Genius Bar adı verilen bölümde ise Apple ürünleriyle ilgili sorularınız anında cevaplanıyor, satın aldığınız yeni ürünlerin ilk kurulumları yapılıyor. (daha fazla…)


Tüm Yazıyı OkuyunYorumlar { 0 }

Canlı yayın çalışmalarında son durum

Uzunca bir süredir Teknoblog Podcast için çekim yapmıyorum. Bu konu beni fazlasıyla rahatsız ediyor. Başlamak istiyorum, ancak “madem yeniden başlayacağım, bari birtakım yeniliklerle başlayayım” gibi bir düşüncem de var. Bu nedenle podcast çekimlerini erteledikçe erteledim.

Taa ki bu ayın başına kadar. Aklımda Engadget Podcast gibi internet üzerinden canlı yayınlanan, görüntülü bir podcast fikri vardı. Bu fikri uygulamak için Livestream’i kullanmaya karar verdim. Livestream’in Procaster isimli masaüstü yazılımı kolaylıkla canlı yayın yapmanızı sağlıyor. Procaster’ı yükledikten sonra canlı yayın denemelerine başladım.

http://www.livestream.com/teknoblog adresinden ulaşabileceğiniz Teknoblog’un canlı yayın sayfasından yapacağımız canlı yayınları ileride size haber vereceğim. Şimdilik sadece görüntüsüz podcast’leri yayınlamayı düşünüyorum. Ancak test çalışmalarına Livestream’deki hesap üzerinden ulaşabileceksiniz.

Bu arada 28 Haziran tarihinde yaptığım deneme çekimini de aşağıda bulabilirsiniz. Yorumlarınızı da bekliyorum.


Tüm Yazıyı OkuyunYorumlar { 1 }

iPad incelemesi çok yakında Teknoblog’da

Aramıza yeni katılan arkadaşımız Koral Oral, ABD’den iPad’i getirten kitle arasında yer alıyor. Koral, Teknoblog için bir inceleme hazırlıyor. Fotoğrafları bana gönderdi, yazısını bekliyorum. Belki iPad incelemelerini bir sürü yerden okudunuz, ancak bir de Koral’ın cümleleriyle ve fotoğraflarıyla okumak güzel olur sanırım.


Tüm Yazıyı OkuyunYorumlar { 0 }

Superonline’den gelen SMS mesajı

Görünüşe göre Superonline upload hızını 1 Mbps ile sınırlandırma hatasından dönüyor. Zaten, öyle de olmalıydı.


Tüm Yazıyı OkuyunYorumlar { 0 }

Sırada ne var Superonline?

“15 Haziran 2010 tarihinden itibaren, kullanmakta olduğunuz Superonline Fiber İnternet ürününe ait upload (yükleme) hız değeri 1 Mbps olarak güncellenecek, download (indirme) hızınızda ise herhangi bir değişiklik olmayacaktır. Söz konusu değişiklik sebebi ile hizmetten yararlanmak istememeniz halinde, herhangi bir cayma bedeli veya tazminat ödemeksizin, değişikliğin yürürlüğe girme tarihine kadar aboneliğinizi iptal ettirme hakkınız bulunmaktadır. Detaylı bilgi için hizmet@superonline.net adresine e-posta gönderebilir ya da 444 222 0 Superonline Mü teri Hizmetleri’ni arayabilirsiniz.”


Tüm Yazıyı OkuyunYorumlar { 0 }

Sony’nin 3D ile imtihanı

80′lerin ve 90′ların dev teknoloji şirketi Sony, 2000′li yıllarda bu devliğin getirmiş olduğu hantallıkla mücadele etmek zorunda kaldı. Şirketin dijital teknolojinin getirdiği yeniliklere ayak uydurmakta zorlandığını söyleyebiliriz. Buna en büyük örnek ise Walkman’in müzik alanında krallığı iPod’a kaptırmış olması…

Neyse ki, birkaç senedir şirketin tepesinde olan Sir Howard Stringer’ın hamleleri sayesinde makus talih değişmeye başlıyor. Giriştiği çoğu format savaşını (Betamax vs. VHS, Memory Stick vs. SD, Atrac vs. MP3, Plazma vs. LCD) kaybeden Sony, 2008 yılında HD-DVD formatını alt eden Blu-ray ile önemli bir format galibiyeti elde etmiş oldu. Sadece bu bile Stringer’ın oturduğu koltuk için doğru bir seçim olduğunu kanıtlar.

Ancak Sir işin burada bitmeyeceğini biliyor. Herkes çalışıyor, birşeyler yapıyor, boş durmamak gerekiyor. Bir donanım üreticisi olmanın sıkıntılarını çeken, yazılıma ve servislere yeteri kadar yatırım yapmayan, bunları önemsemeyen belki de bu yüzden Walkman ile sürdüğü müzik krallığını Apple’ın iPod’una kaptıran Sony oturma odasında hakimiyeti kaptırmamak için adımlarını doğru atmaya çalışıyor.

PlayStation Network’ün Bravia LCD TV’lere ve Sony Blu-ray oynatıcılara açılması önemli bir gelişme. Sony bu sayede içerik konusunda sattığı cihazlara gerekli desteği sunacaktır. Ancak herşeyden önemlisi Sony’nin yeni dönemde stratejisini üç boyutlu eğlence üzerine kuruyor olması. Sony’nin Haziran ayında yurtdışında piyasaya sunulacak olan Bravia 3D TV’leriyle birlikte PS3 de sunulacak bir yazılım güncellemesiyle 3D desteği kazanacak. Bunun yanı sıra Köfte Yağmuru isimli Sony Pictures yapımı filmin 3D Blu-ray versiyonu da piyasayada olacak. Yani, Sony bu sefer sadece ürün satıp kenara çekilmek yerine gerekli olan içerik ve yan ürünleri de müşterilerine sunacak. Bu arada Sony’nin Bravia 3D TV’lerinde iki tane aktif 3D gözlük de verilecekmiş. Fazladan isteyenleri yurtdışında 75$’lık bir gözlük fiyatı bekliyor. Bu arada Sony’nin Discovery ve Imax işbirliğiyle 2011′de bir 3D TV kanalı açma hazırlığı olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.

Wired dergisinin Nisan sayısında Sony’nin 3D stratejisi gerekli tüm detaylarıyla özetlenmiş. 3D piyasasında Panasonic, Toshiba, Samsung gibi başka büyük oyuncular da var. Hatta Samsung Türkiye pazarına girdi bile… Ancak dergide yazılanlara göre Sony bu işi diğerlerinden daha ciddiye alıyor. Müşterilerin 3D’yi isteyeceğini düşünüyor, buna inanıyor. Avatar’ı sinemada gördükten sonra 3D konusunda ikna olmuş birçok kişinin de bulunduğunu tahmin ediyor, Sony’nin bu inancının boş olmadığını düşünüyorum.

Bakalım Sony 3D ile imtihanından başarıyla geçebilecek mi? Ya da olası bir fiyasko ile Stringer’ın koltuğu sallanacak mı? Bunu zaman gösterecek.


Tüm Yazıyı OkuyunYorumlar { 0 }

Google site hızını da arama kriterlerine ekliyor

Google ile bugünlerde başımızın belada olduğunu söyleyebiliriz. En azından Teknoblog.com için durum bu… En son yapılan Nisan 2010 büyük güncellemesinde sitenin Page Rank’i sıfıra düşürüldü. Sitenin içeriğinin hemen hemen hepsi özgün, yasaklı SEO teknikleri de uyguladığım söylenemez. Host ile ilgili problemler yaşamıştım, 1-2 sunucu değişikliği oldu, ancak bunların da PR’ı 0′a çekecek şeyler olduğunu düşünmüyorum. Şüphelendiğim nokta RSS beslemesi üzerinden Teknoblog’un içeriğini çalan diğer WordPress tabanlı bloglar ve forum siteleri…

Şimdilerde Teknoblog’un itibarını Google’ın gözünde geri kazandırma çabasındayım. PR0′ın etkilerini ne yazık ki görmeye başladım zaten. Ben debelenirken geçenlerde gördüğüm bir haber ilgimi çekti. Google kriterleri arasına artık sayfa hızını da almış. Bu demek oluyor ki, eğer bir sayfa çabuk açılıyorsa, o sayfa arama sonuçlarında daha üstte görünme şansını elde edecek.

Peki, Google’ın gözünde sayfa hızımızın ne kadar olduğunu nasıl ölçeriz? Bunun için Firefox eklentisi Page Speed‘i indirip bilgisayarınıza kurmanız gerekiyor. Bununla birlikte Firebug eklentisini de kurmanız şart. Her ikisini de kurduktan sonra Page Speed’i çalıştırdığınızda girmiş olduğunuz sitenin hız analizi yapılıyor, nerede yanlış varsa söyleniyor. Daha sonra buna göre düzenleme çalışmaları yapmak gerekiyor.

Teknoblog.com’un geçer not aldığını söyleyebilirim herhalde… Fazla bir sorun çıkmadı. Genel sorunlar Facebook ve Google’dan çağırılan script’lerle ilgili… Onları da kaldırmak biraz zor…


Tüm Yazıyı OkuyunYorumlar { 0 }

Merhaba dünya!

Teknoloji dünyasındaki en son gelişmeleri ve yeni çıkan ürünlerle ilgili haberleri Teknoblog.com aracılığıyla sizlere aktarıyoruz. Her gün ortalama 10 tane haber ile Teknoblog’da hızlı bir haber akışı var. Bu çoğu teknoloji sitesinde olmayan bir hız. Bunu yerine getirmek beni teknolojiyle iç içe yaşayan biri hâline getirdi.

Aslında bu durumdan rahatsız değilim. Teknolojiyi, sürekli internete bağlı olmayı seviyorum. Yine de, günün 24 saati internete bağlı bir insan değilim, her ne kadar öyle gözüksem de. Eşime ve arkadaşlarıma vakit ayırırım, dışarı çıkar dolaşırım, kitap okurum, sinemaya giderim. Zaten elimdeki cep telefonu bunları yapsam bile sürekli internete bağlı kalmama, teknolojiden uzak düşmeme yardımcı oluyor.

Ortada Teknoblog gibi bir blog varken neden, aynı adla ve farklı bir alan adıyla yeni bir blog açma ihtiyacı duydum. Teknoblog kişisellikten çıkıp bir teknoloji sitesi havasına büründü. Özellikle yeni tasarımla birlikte… Yaşadığım günlük teknolojik deneyimleri herkesle paylaşmak için, kendi teknolojik düşüncelerimi paylaşmak için yine benim yarattığım bir markayı kullanmanın uygun olacağını düşündüm.

Teknoblog.org blogunda teknolojiye daha fazla kişisel bir bakış açısından yaklaşacağım. Merakla, “acaba bunu başarabilir miyim?” diye yaptığım girişimleri size bu sayfalardan aktaracağım. Umarım Teknoblog.org da büyük kardeşi Teknoblog.com kadar başarılı olur.


Tüm Yazıyı OkuyunYorumlar { 0 }